Âhir
yolcusuyum.. Uzundur yolum,
Sırtımda dikişsiz, bir beyaz tulum,
Azık torbası boş, fakir bir kulum;
Ben nasıl güleyim..
Söyleyin dostlar...
Rabb'ime ezelde
verilmiş sözüm;
Dönmüşüm sözümden, gaflette gözüm.
Huzura çıkmaya, kalmamış yüzüm;
Ben
nasıl güleyim..
Söyleyin
dostlar...
Putlar
pazarında, satmışım dünü,
Önümde çok çetin, bir hesap günü;
Almadan elime, berât hükmünü,
Ben
nasıl güleyim.. Söyleyin
dostlar...
Kur'ân'da,
Mahşeri anlatır Settar;
Yollar kıldan ince, kapılar çok dar.
Cennet güzel amma, cehennem de var;
Ben
nasıl güleyim..
Söyleyin dostlar...
Cehennem ki
o gün, doymaksızın yer,
'Doldun mu?' dedikçe, 'Daha yok mu?' der
Bir ömür ağlasam, bu âyet yeter;
Ben nasıl güleyim..
Söyleyin dostlar...
O gün gelir,
bölük bölük cümlesi,
Sürülür ateşe, nankör zümresi.
Kur'an'da var ki bir, Zümer Sûresi;
Ben nasıl güleyim..
Söyleyin dostlar...
Yüce Rabb'im,
kullarına duyurmuş;
Çok ağlayıp, az gülsünler buyurmuş.
Vah ki; gafletimi yüzüme vurmuş;
Ben nasıl güleyim..
Söyleyin dostlar...
Son nefes,
kapımı çaldı çalacak,
Yarın belki sınav, bitmiş olacak,
Korkarım.. Karnede zayıf kalacak;
Ben nasıl güleyim.. Söyleyin dostlar...
CENGİZ NUMANOĞLU
(1994)
Anasayfa
Sonraki şiir
Şiir sayfaları |